28 Ekim 2015 Çarşamba

Terleme Tedavisinde Ağızdan Alınan İlaçlar



Oral veya sistemik reçeteli ilaçlar bazen hekimler tarafından hiperhidroz’un tedavisi için kullanılır. Denenmiş olan ilaçlardan bazıları antikolinerjik’ler, beta blokerler ve clonidine hydrochloride’tir (Propantheline, Glycopyrronium bromide, Benztropine, Diazepam, Diltiazem, Indomethacin, Oxybutynin ve Glycopyrrolate, özel ilaç isimleri arasındadır.) Teorik olarak, bu ilaçlar ter bezlerinin uyarılmasını engellemeleri ve bu suretle genel terlemeyi sınırlandırabilmeleri nedeniyle aşırı terlemetedavisine yardımcı olabilir. Ancak, ciddi yan etkiler nedeniyle uzun süreli kullanım tavsiye edilmez. Aslında, çoğu hekim sistemik antikolinerjik ilaçların ve ağız yoluyla alınan diğer ilaçların primer
fokal hiperhidroz’un tedavisi için uygun olduğu konusunda ikna olmuş değildir (başka bir sağlık sorunuyla bağlantılı olmayan ve ellerde, ayaklarda, yüzde ve/veya koltuk altlarında yoğunlaşan aşırı terleme).

Antikolinerjik’lerin Etkili Şekilde Kullanılması yazımızda belirtildiği gibi, çoğu uzman antikolinerjik ilaçların veya ağız yoluyla alınan diğer ilaçların ellerde, ayaklarda, koltuk altlarında ve/veya yüzde yoğunlaşan aşırı terlemenin tedavisi için uzun süreli yararı olduğunu düşünmemektedir. Bunun nedeni, bu ilaçların genellikle aşağıdakilere benzer yan etkileri olmasıdır:

· Ağız kuruluğu
· Görme bulanıklığı
· Konuşma, tatma, çiğneme ve yutkunma bozuklukları
· İdrar tutulması
· Kabızlık
· Kalp Çarpıntısı

Bununla birlikte, antikolinerjik ilaçların umut verici bir kullanımı vardır. Bazı hekimler ve hastaları, bir antikolinerjik tableti ezerek iyontoforez sırasında kullanılan suya ilave etmek suretiyle avuç içi ve ayak terlemelerinde büyük başarı elde etmişlerdir. İyontoforez hakkında ve antikolinerjik ilaçların iyontoforez işlemini nasıl daha etkili yapabileceği konusunda ayrıntılı bilgi edinin

Bu sitede yer alan yazılar aşırı terleme sorunu için genel bilgilendirme amaçlıdır. Var olan tedavi seçeneklerini konusunda uzman bir hekim ile değerlendirmeden tedaviye başlamayın.

Ayrıntılı bilgi ve doktor muayene randevusu için 444 54 30 veya www.elitpoliklinigi.com'dan bilgi alabilirsiniz.

13 Ekim 2015 Salı

Terleme Tedavisinde Cerrahi İşlemler

Terleme Tedavisinde Cerrahi İşlemler

Bireysel şartlar için uyarlanan diğer tüm tedaviler denendikten sonra etkili sonuç alınamazsa, doktorunuz aşırı terleme için terleme tedavisi alternatifini bir seçenek olarak değerlendirebilir. Hiperhidroz’u tedavi etmek için kullanılan birkaç farklı cerrahi işlem türü vardır. Ter bezlerinin çıkarıldığı lokal cerrahi işlemler ve endoskopik thorasik sempatektomi (ETS) bunlar arasında yer alır. Özellikle ETS, sıklıkla ciddi ve geriye döndürülemez dengeleyici terlemeye neden olması nedeniyle son çare olarak değerlendirilir.

Lokal Cerrahi Teknikler
Lokal cerrahi işlemler (cerrahi işlemin terleme bölgesinde yapılması nedeniyle lokal olarak adlandırılır) eksizyon, küretaj ve liposuction, aşırı koltuk altı terlemesini tedavi etmek için kullanılabilir. Eksizyon yönteminde ter bezleri kesilerek çıkarılır. Benzer şekilde, küretaj yönteminde ter bezleri kazınarak çıkarılır. Liposuction yönteminde ise, ter bezleri emilerek çıkarılır. Dermatologlar genellikle bu tekniklerden iyi sonuçlar almaktadır.

Endoskopik Thorasik Sempatektomi (ETS)
ETS cerrahisinde hekimler omurgadan ter bezlerine giden sinir sinyallerinin iletimini kesmek suretiyle bu sinir sinyallerinin ter bezlerini çalıştırmasını engellemeye çalışırlar.
İşlem, hastaya genel anastezi uygulanarak yapılır. Koltuk altının alt kısmında göğse bir minyatür kamera yerleştirilir. Cerrahların aşırı aktif ter bezleriyle bağlantılı sinir yollarını kesebilmesi veya tahrip edebilmesi için akciğer geçici olarak boşaltılır. Bu işlem kalıcıdır ve şu anda işlemi tersine çevirmek için bilinen bir teknik yoktur.
Cerrah bu işlemi vücudun bir tarafında tamamladıktan sonra, aynı işlemi diğer tarafta uygular. ETS, aşırı terleyen avuç içlerini ve bazen aşırı terleyen avuç içlerini ve koltuk altlarını tedavi etmek için kullanılır.

Dengeleyici Terleme
Dengeleyici terleme, ETS cerrahi işleminin yan etkisi olarak sırtta, göğüste, karında, bacaklarda, yüzde ve kalçalarda oluşan aşırı terlemedir. Bu yan etki ciddidir; çünkü orijinal terleme problemi kadar veya daha fazla şiddette olabilir.
Dallas, Texas’taki Medical City Hospital’da 121 hasta üzerinde yapılan bir çalışmada, ETS işlemi yapılan hastaların %80’inden fazlasında dengleyici terleme oluştuğu görülmüştür. Benzer şekilde, Danimarka’da Aarhus Üniversitesinde yürütülen bir çalışmada, koltuk altı terlemesi için ETS işlemi yapılan hastalardan %90’ında dengeleyici terleme görüldüğü, bunların yarısının terleme nedeniyle gün içinde elbiselerini değiştirmek zorunda kaldıkları bildirilmiştir.

Cerrahi İşlemin Etkili Şekilde Kullanılması
Cerrahi işlemi düşünmeden önce, hastalar ve hekimleri reçeteli güçlü ter kesici ürünler, iyontoforez, antikolinerjik ilaveli iyontoforez, Botoks enjeksiyonları ve bu tedavilerin kombinasyonları dahil mevcut diğer tüm tedavi seçeneklerini denediklerinden emin olmalıdır.
Ayrıca, hastalar ve hekimler cerrahi işlemin avantajlarını ve dezavantajlarını ciddi şekilde karşılaştırmalı ve işlemin ciddi riskleri konusunda bilgilenmelidir. ETS cerrahisinden sonra yüksek komplikasyon riski ve bu problemlerin yarattığı ETS sonrası göreli olarak düşük memnuniyet oranları nedeniyle, ETS’nin hiperhidroz’u tedavi etmek için olsa olsa nadiren kullanılabileceğini savunan çok sayıda hekim vardır.


Cerrahi işleme başvurmadan önce bir cilt doktoruyla görüşmeniz tavsiye edilir. Dermatologlar, cerrahi olmayan etkili seçenekler tavsiye edebilir ve ETS yerine bir lokal cerrahi işlemi önerebilirler.
Bu sitede yer alan yazılar aşırı terleme sorunu için genel bilgilendirme amaçlıdır. Var olan tedavi seçeneklerini konusunda uzman bir hekim ile değerlendirmeden tedaviye başlamayın.

Ayrıntılı bilgi ve doktor muayene randevusu için 444 5 430 numaralı telefondan bilgi alabilirsiniz.
www.elitpoliklinigi.com

2 Ekim 2015 Cuma

Aşırı Terleme Nedenleri

Aşırı terleme neden olur? Başkaları terlemediği halde ben neden terliyorum? Terleme bir hastalığa mı bağlıdır? Terleme tedavisi nasıl olur? Aşırı terlemenin nedenleri nelerdir? El terlemesinin nedenleri, koltuk altı terlemesinin nedenleri, ayak terlemesinin nedenleri, yüz terlemesinin nedenleri nedir?

Aşırı terleme 2 şekilde olabilir …

1) Genel vücut terlemesi …
Vücudun tamamında (ağırlıklı olarak gövdede) ortaya çıkan terleme şeklidir. Beyinde bulunan ısı düzenleme merkezini, Beyinden ter bezlerine uyarıyı ileten sempatik sistemi veya Ter bezlerini etkileyen birçok hastalık ve durumlar, Vücudun tamamına yakınında ortaya çıkan yaygın aşırı terlemeye neden olabilir. Nedenlerini ve nasıl tedavi edilebileceğini buradan okuyabilirsiniz.

2) Bölgesel terleme …
El terlemesi, koltuk altı terlemesi, ayak terlemesi ve yüz terlemesi şeklinde ortaya çıkan aşırı terleme durumudur. Bazen birkaç bölgede aynı anda olabilir.
Bölgesel terleme başka bir hastalığa bağlı değildir. Yapılan tüm tetkikler normaldir. Ter bezlerinin yapısında, sayısında ve büyüklüğünde bir farklılık yoktur.

Peki o zaman nedeni nedir? Neden oluyor? Terlemeyi ayarlayan sempatik sistemde ayar bozukluğu vardır. Bölgesel terleme olanlarda sempatik sistem aşırı duyarlı ve fazla çalışmaktadır. Sadece bu aşırı çalışmaya bağlı ter üretimi fazladır.

Bölgesel terlemenin özellikleri …
Toplumda 100 kişiden 1-2 kişide görülür. El ve ayak terlemesi genellikle çocukluk döneminde başlar. Koltuk altı ve yüz terlemesi genellikle ergenlik döneminde başlar. Genel olarak erkek ve kadınlarda eşit oranda rastlanır. Hastaların %40 ında aile hikayesi (genetik, irsi geçiş) vardır. Her mevsimde olur, ancak sıcak mevsimlerde daha belirgindir. Bazılarında 35-40 yaşından sonra biraz azalsa da hayat boyu devam eder. Stres, heyecan gibi duygusal durumlar tetikleyici olarak başlatabilir. Genellikle uykuda olmaz, uyandıktan bir süre sonra başlar.

www.elitpoliklinigi.com

28 Eylül 2015 Pazartesi

PRP'nın (Trombositten Zengin Plasma) Estetik Dermatolojide Kullanımı

PRP'nın (Trombositten Zengin Plasma) Estetik Dermatolojide Kullanımı
PRP tedavisi Estetik Dermatoloji ve Kozmetoloji de son dört beş yıldır kullanılmaktadır. Birçok farklı deri sorununda başarılı sonuçlar alınmaktadır.
PRP nin kozmetik amaçlı olarak çok yeni sayılabilecek bir süreçte kullanılırken aslında çok uzun yıllardır farklı tedaviler amacıyla kullanımı vardır. İlk olarak açık kalp ameliyatlarında çabuk iyileşme ve dikişlerin daha iyi kapanması amaçlı kullanılırken beyin cerrahi ameliyatları, ortopedik ameliyatlar çene cerrahisi, fizik tedavi gibi farklı branşlarda da kullanılmaktadır.
PRP antiageing amaçlı uygulanan kimyasal peeling, mezoterapi, lazer, deri dolguları gibi uygulamalardan bir aşama üstte olan bir tedavi tekniğidir. Kişinin kendi kanından elde edilmesi, yabancı bir madde içermemesi ve bu sayede herhangi bir alerjik yanıtın görülme şansının hemen hiç  olmaması en önemli üstünlükleridir.
İnsan büyüme faktörleri yara iyileşmesi, doku yenilenmesi gibi birçok klinik kullanımı olan bir tedavi ürünüdür. Kanımızda bulunan ve pıhtılaşma mekanizmasının ana aktörü olan Platelet ( Trombosit) hücreleri sadece kanamayı durdurmakla görevli değildir. Bu hücrelerin içinde bulunan keseciklerde yara iyileşmesi için gerekli büyüme faktörleri yoğun olarak bulunurlar ( Figür 1) ve bir yaralanma halinde hücrelerden salgılanarak doku iyileşme mekanizmasını tetiklerler. İşte bu özellikleri sayesinde kandaki plateletler özel bir laboratuar işlemi ile yoğunlaştırılarak kozmetik amaçlı istenilen bölgeye uygulanarak büyüme faktöründen zengin bir karışım ile iyileşme tetiklenir.
Estetik Dermatolojideki Kullanım Alanları
  • Yara izlerinin tedavisi
  • Sivilce izlerinin tedavisi
  • Saç dökülmesi
  • İnce kırışıklıklar ( Yüz, dudak çevresi, Boyun, dekolte, el sırtlarına uygulanır)
  • Yüz gençleştirme
  • Yara iyileşmesini hızlandırmak için Lazer uygulamaları sonrası
  • Deri çatlaklarının tedavisinde diğer tedavilere ek olarak kullanılmaktadır.
PRP hamilelik, emzirme dönemindeki anneler, anormal yara iyileşmesine yatkın ciltlerde, kanserli vakalarda ve kan hastalığı olan veya kan inceltici ilaç kullananlarda uygulanamaz. Bunun dışında her sağlıklı birey için kullanılabilir bir tedavi yöntemidir.

www.elitpoliklinigi.com

17 Eylül 2015 Perşembe


Prof. Dr. Güven Erdoğ ve Op. Dr. Taner Korkut 'Sahar Çağı (Azerbaycan)' programında VARİS tedavisi ve ESTETİK operasyonlara dair bilgiler verdi.

14 Eylül 2015 Pazartesi

Yüzde Kızarıklıktan Ötesi: Rozase

Rosacea veya halk arasındaki adı ile “Gülleme” derinin sık görülen hastalıklarındandır. Genellikle diğer insanlara göre yüzde daha kolay kızarma, sıcak basması gibi sorunlar gelişen bir rahatsızlıktır. Kızarıklık genellikle burun çevresinden başlar ve çok yavaş bir hızla yanaklar, çene, alına yayılır.
Sık görülen bir sorun olan “kırmızı yüz – Rozase” hastalığı birçok ünlü kişinin de yakındığı bir sorundur. Eski ABD başkanı Bill Clinton, Birleşik Krallık Prensi Charles ve oğlu Prens Harry, ünlü aktris  Rene Zelveger sayılabilir.
Rozaseye Sebep Olan Nedir?
Bu sorunun yanıtını aslında hala kimse bilmiyor. Fakat araştırmacılar bazı önemli ipuçlarına ulaştılar. ABD’ de iki ayrı araştırmada elde edilen bulgular belki de yakın gelecekte rosasea bilinmezlerini çözmemize yardımcı olacak.
Bu çalışmalardan bence en önemli olanı rozasea da kızartılara neden olan ana maddenin Cathelicidin olduğunun keşfedilmesiydi. Cathelicidin vücutta doğal olarak bulunan bir maddedir. Ve deriyi enfeksiyonlara karşı korumada görev alır. Bu madde normal insanların derisinde de bulunmaktadır. Fakat Rosacealı vakalarda anormal düzeyde yükseldiği saptanmış. Cathelicidin uygulanan farelerde rosasea benzeri deri değişiklikleri yani deride kızartıda artma, deri damarlarında belirginleşme, sivilce benzeri değişiklikler gözlemlenmiş.
Cathelicidi’nin Rozaseli vakalarda neden bu kadar yükseldiğini bilmiyoruz. Yani daha alınacak çok yol var.
Diğer bir çalışmada ise Rozasede Adenozin Tri Fosfat ( ATP) ın rol oynayabileceğini keşfettiler. ATP sinir dokusundan da salgılanan bir maddedir ve stres halinde sinir uçlarından salgılandığında rozaseli deride özel bir takım maddelerin salgılandığını ve bu maddelerin sivilce benzeri iltihaplı rozaseye neden olabildiğini saptadılar.
Bu Çalışmalarla Elde Edilen Bulguların Rozaseli Hastalar İçin Anlamı Nedir?
Rozasenin sebebi halen bilinmemekle birlikte bu bulgular ışığında antienflamatuar ürünlerin kızartıyı ve sivilce oluşumunu baskılayabileceği ve rozasenin kontrol altında kalabileceği anlamı çıkarılabilir.
Tedavi edilmeyen rozase vakalarında yüzdeki kızarıklık zamanla kalıcı hal alır.
Rosacea sadece bir kızarıklık değildir aslında. Birçok klinik türü vardır. Bu türler başlıca dört gurupta toplanabilir;
Kızartı ve damarlanma ile seyreden Rosacea; Kızartı, sıcak basması, görünür kılcal damarlarda artış ile seyreder.
Akne rosacea; Kızarıklık ve sıcak basmaları yanında sivilce benzeri döküntüler görülür.
Fimatöz rosacea; Tekrarlayan burun ve çevresi sorunları nedeniyle burun derisi kaba bir hal almıştır.
Göz tutulumlu rosacea; Gözler ve kirpik hattı kırmızı, tahriş olmuş ve şişkince olur.
Rozase hayat kalitesini olumsuz etkileyebilen bir hastalık.
Rozase sadece deri ve gözleri etkilemez. Kronik seyirli ve alevlenmelerle seyreden bir rahatsızlık olması nedeniyle hayat kalitesini düşürebilir. Birçok hasta iş hayatı, evlilik, yeni insanlarla tanışma gibi durumlarda Rozase’ye bağlı sorunlar yaşadıklarını ifade ediyorlar.
Tanısı kolay fakat, tedavisi zahmetli bir hastalık.
Rozasesi olduğu halde bir çok insan sorununu bilmeden hayatına devam ediyor. Hatta kırmızı yüz görünümünü sağlıklılık göstergesi olarak kabul edenler dahi mevcut. Fakat Rozase kronik, tedavi edilmezse sorunların zamanla arttığı bir deri rahatsızlığıdır.Tanı koyulması oldukça kolay olan bu rahatsızlıkta tedavi zahmetlidir.
Tedavide öncelikle dikkat edilmesi gereken kurallar vardır;
  • Güneşten korunmalı,
  • Sıcak banyo yapmamalı,
  • Soğuk sıcak geçişlerinden korunmalı,
  • Rüzgardan, buhardan sakınmalı,
  • Aşırı egzersizden kaçınmalı,
  • Alkol almamalı,
  • Sıcak gıdadan sakınmalı,
  • Acılı baharatlardan kaçınmalıdır.
Yukarıdaki kurallar genellikle Rozase sorununu arttırabilen veya alevlendirebilen fiziki etkenlerdir. Bunun yanında hastaların yakınmayı arttırdığını düşündükleri etkenler de irdelenmeli, gerekirse ve mümkünse hayatlarından çıkartılmalıdır.
Ana tedavi olarak;
Yüzdeki kızarıklığı kontrol etme amaçlı genellikle krem veya jel formun

da ilaçlar kullanılmaktadır. Bazı durumlarda ağız yoluyla alınan ilaçlarla tedavi etmek de gerekebilir.
Kızarıklığın kalıcı hal aldığı vakalarda damar tedavisinde kullanılan Lazer veya yoğun ışık kaynakları ile tedavi ile kızarıklık azaltılabilir.
Derinin kalınlaşması ve deforme olmasına neden olan tablolarda lazerle veya radyofrekans cihazları ile kalınlaşmış deri bölgelerinin soyulması ile daha normal görünümlü bir deri elde etmeye çalışıyoruz.

11 Eylül 2015 Cuma

Botox ile Kırışıklıklar Nasıl Giderilir?

Botoks alın ve göz kenarların, boyundaki çizgilerde enjeksiyon yöntemi ile kullanılması sonucu çizgilerin açılmasında geçici iyileşme sağlar. Botilinum Toxin’in alın ve göz çevresi yanında, boyundaki çizgilerde enjeksiyon yöntemi ile kullanılması sonucu çizgilerin açılmasında geçici iyileşme sağlar. Ayrıca daha kalkık ve feminen yada daha düz kaş yapısı hastanın isteğine göre şekillendirilebilir. Yapılan uygulamayı takiben 2. gün etkileri başlar 15. gün net etkisini gösterir. 120. Günden itibaren etkileri azalır 6. ay uygulama tekrarlanabilir. Uz.Dr.Şerafettin Saraçoğlu “Botox ile kırışıklık uygulaması hakkında bilgiler veriyor.” hakkında bilgiler veriyor.

elitpoliklinigi.com

9 Eylül 2015 Çarşamba

İple Yüz Germe Tekniği

Cilt kırışklıklarında günümüzde örümcek ağı tekniği ya da cerrahi iple yüz germe olarak da isimlendirilen yöntem yüz ve boyun için cerrahi olmayan deriyi gerici bir alternatif tedavidir. Yüz ve boyunda yaşlanmaya bağlı deri ve deri altı dokulardaki sarkmayı düzeltmek için özel geliştirilmiş cerrahi eriyebilen dikiş iplerinden geliştirilen Thread lift olarak veya örümcek ağı tekniği olarak da isimlendirilen bu yöntem hekimlerin derideki yumuşak doku sarkmalarını düzeltmek amacıyla yüz germe tekniklerine göre daha basit, uygulaması kolay, güvenli ve etkili bir yöntem arayışları sonucu son birkaç yılda geliştirilmiştir.
İple yüz germe, cerrahi iple yüz germe olarak da isimlendirilen yöntem yüz ve boyun için cerrahi olmayan deriyi gerici bir alternatif tekniktir. Yüz ve boyunda yaşlanmaya bağlı deri ve deri altı dokulardaki sarkmayı düzeltmek için özel olarak geliştirilmiş cerrahi eriyebilen dikiş iplerinden geliştirilen Thread lift tekniği olarak da isimlendirilen bu yöntem hekimlerin derideki yumuşak doku sarkmalarını düzeltmek amacıyla yüz germe tekniklerine göre daha basit, uygulaması kolay, güvenli ve etkili bir yöntem arayışları sonucu son birkaç yılda tedavi yöntemi olarak kullanılmaya başlanmıştır.
İple germe teknikleri, yüz ve boyun germe dışında popo kaldırma ve kol derisindeki sarkmaları gidermek içinde uygulanmaktadır.
Tekniğin deri altı dokularda gerginleştirici etkisi bulunmaktadır. Fakat deri yüzeyi için diğer anti ageing tekniklerle ( botuinum toksin, dolgu, mezoterapi uygulamaları, lazer, IPL tedavileri, profesyonel cilt bakımı gibi) birlikte uygulanması ile derideki ince kırışıklıklar, lekeler, ve diğer sorunlar giderilebilir. Yani diğer tedavi seçenekleri ile birlikte kullanıldığında daha etkili sonuçlar elde edilebilir. 
Deri altındaki yağlı doku ve kas sitemi içerisine özel bir teknikle yerleştirilen tek fibrilli, cerrahi dikişlerde kullanılan PDO iplikler 90-120 günde kendiliğinden erirler. Fakat, erirken deri altı dokuları uyararak yeniden yapılanma ve şekilsel düzelmeyi uyarırlar. Bu uyarıya yanıt bir ay ile altı ay arasında oluşmaktadır. Bu nedenle hızlı yanıt görülmeyebilir. Genellikle değerlendirme işlemden hemen sonra, ertesi gün, birinci- ikinci hafta haftada bir ve üçüncü ayda yapılmaktadır. Kontroller sırasında uygulama bölgesi fotoğraflanarak belgelenmektedir.. Eksik görülen alanlara yeniden uygulama yapılabilir.
PDO iplerle yüz germe işlemi yapılacak uygulamaya göre 40-120 dakika gibi bir sürede bölgesel uyuşturma veya kısa süreli uyutma teknikleri ile uygulanmaktadır.
Daha detaylı bilgi için: http://elitpoliklinigi.com

7 Eylül 2015 Pazartesi

mirDry Terleme Tedavisi

Elit Polikliniği'nde sunduğumuz MiraDry teknolojisi özellikle yazın terleme sorunu yaşayan kişilerin imdadına yetişiyor. Terleme tedavisi için kullanılan MiraDry teknolojisini videodan izleyebilir,siniz.


Daha detaylı bilgi: için elitpoliklinigi.com

3 Eylül 2015 Perşembe

Koltukaltı Terini TEK Seansta Sonsuza Dek Yok Eden Sistem; miraDry Elit Polikliniği'nde

Miramar Laboratuarları tarafından geliştirilen ve 2011 yılında klinik testleri yapılarak Amerika Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından etkinliği onaylanan miraDry terleme tedavisi sistemi Türkiye’de ilk defa Elit Polikliniği'nde kullanılmaya başlandı.






Koltukaltı teri yalnızca rahatsız edici değildir, ayrıca bazen utandırıcıdır. Her beş yetişkinden biri aşırı koltukaltı terlemesine katlanmaktadır. Kadın ve erkeği karşılaştırdığımızda, koltukaltı teri kadınları sosyal durumlarda, erkekleri ise profesyonel durumlarda daha fazla etkilemektedir. Anketten elde edilen bilgiler doğrultusunda koltukaltı teri kişilerin sosyal ve profesyonel yaşantılarını olumsuz yönde etkilemektedir. Nisan 2012 yılında British Columbia Universitesi Dermatoloji ABD tarafından miraDry sistemi ile uygulanan klinik çalışmanın 12 aylık verileri yayınlanmıştır. Bu veriler ışığında bir seanslık uygulama ile terleme sorununun %82 düzeyinde kaldırıldığı, hasta memnuniyet oranının % 90 olduğu belirtilmiştir. miraDry sistemi ile yapılan ve 2013 yılında Journal of Cosmetic Laser and Therapy isimli dergide yayınlanan bir makalede koltuk altı terlemesi ve kokusu olan hastalarda 7 ay sonra yapılan değerlendirmede terleme sorununun bir seans uygulama ile %83.3, koku sorunun %93.8 oranında yok edildiği gösterilmiştir. Koltukaltı terlemesini önlemek için elimizdeki seçenekler sınırlı ve geçici etkileri olan uygulamalardır. miraDry girişimsel olmayan klinik ortamında uygulanabilen bir tedavi yöntemi olması ve yüksek oranda başarı şansı sayesinde en önemli tedavi seçeneği olarak artık uygulamaya başlanmıştır.



miraDry; güvenilir, klinik olarak kanıtlanmış, FDA onaylı kalıcı koltukaltı ter bezi azaltma çözümüdür. Prosedür klinik ortamda bölgesel anestezi ile yapılır, cerrahi kesi gibi cerrahi işlemler içermez. miraDry’ın çalışma prensibi, elektromanyetik enerjinin hassas ve kontrollü bir biçimde koltukaltı bölgesine iletilmesi ve koltukaltı ter bezlerinin yok edilmesidir.

Tipik tedavi iki prosedür şeklinde önerilir, sonuçların süresini ve kalitesini maksimize etmek için 3 ay arayla yapılır. Her bir tedavi ortalama bir saat sürer.

miraDry, koltukaltı terini girişimsel olmayan yöntemle kalıcı olarak yok eden tek FDA onaylı teknolojidir. Antiperspirant ve toksinler gibi diğer tedavi yöntemleri geçici olarak ter bezlerini devre dışı bırakırlar, etkinliği arttırmak için sürekli olarak tedavi tekrarı gerekir. Cerrahi yöntemler ise büyük oranda risk teşkil etmektedirler.